IKEA “Beröra”

 

 

Geçtiğimiz yıl Mart ayında Ikea Norveç’in yeni iPad kataloğu için harika bir iş yapılmış. Yeni iPad kataloğu için bir çalışma istemişler ama kışın ve dolayısıyla dondurucu soğukların ortasındalarmış. Soğuk hava, kat kat giyilen kışlık kıyafetler, eldivenler…

Share

Kupon/indirimli alışveriş sitelerinin markalara verdiği zarar

 

internet alışveriş Bir süredir aklım grup/kupon alışveriş siteleri ile internet alışveriş sitelerinin markalara verdiği zararla meşgul. Hızlı bir penetrasyon ile hayatımıza girip, internet üzerinden satın alma davranışlarımızı kökünden değiştirdiler malum. Pazar 2011′de hızla büyüdü, şimdi gerileme öncesi olgunluk seviyesini yaşıyor… Bundan sonra bir ihtimal kategorilere ayrılma bir ivme kazanır ve o tarafta bir hareketlenme yaşanır. Neyse, zaten konumuz bu değil. Konu her marka için geçerli olmasa da belirli bir algı seviyesine ulaşmış; ölçülebilir eşdeğerleri arasında, fiyatı daha fazla olsa dahi, ürününü/hizmetini satın almayı kabul ettirmeyi başarmış markaların bu sitelerde “kampanya” çıkmaları… 

Share

20 dakika

 

Bir iki haftadır ne zaman televizyonda şu repliği duysam kafamı kaldırıyorum;

“Hayata atılmak 17 yılını aldı. Sevdiği adamı bulması 18. Mutlu bir aile kurmak 33 yılını aldı. Herşeyini kaybetmesi 20 dakika..!”

Share

Hayatımızdaki öncelikleri ne belirler?

Son yazdığım yazının tarihine baktığımda zamanın nasıl çılgınca geçtiğini daha iyi anlıyorum. Yazmak, ama anlamlı bir içerik oluşturarak yazmak ciddi bir konsantrasyon işi ve bir o kadar da kendini başka kaynaklardan ne kadar beslediğinle ilgili. Sevgili Fatoş Karahasan hocam ile (kendisi, kişisel kariyerim için idollerden biridir) yaratıcılık üzerine konuştuğumuz bir derste de benzer bir şeyden söz etmiştik, bir kaç yıl önce… Yaratıcı olabilmek için çok araştırmak, çok okumak, ruhunu da beynini de ve dahası algılarını beslemek gerekli…

Share

“Yaş günü” pazarlaması (!)

 Bir yaş daha büyüdüm! Ben yaşadığım yıllara +1 daha derken, herhangi bir zamanda tesadüfen ya da hayatımın içinde bir fonksiyonu ile sık sık temasta bulunduğum markalar da, dün benimle ekstra bir temas :) halindeydiler.

Sevgili Özlem Hoşcan, yaş gününüzü kutlarız; mutlu bir yaşam dileriz; nice mutlu senelere” vs vs ama en bombası bence şu; “İyi ki doğdunuz!” Neden?! :)) Varlığımın sizin hayatınızda, tüketici/niz olmamım dışında ne gibi bir anlamı var ki? Atıyorum, 5 yıl önce database’inize girmişim hasbelkader?!  Hatta uzun zamandır bir alakam olmamış, sadık bile değilim bir kısmınıza. Ya da ne bileyim, pazarlamanın içinde bir deli olduğum, sırf “bakalım ne yapıyorlar” diye takip ettiğim, e-mail adresimi muhtelif zamanlarda database’inize bıraktığım için mi, “iyi ki doğuyorum” :)

Share

Diş Macunları ve Konumlandırma

“Diş macunu şaşkını” olduğuma karar verdim! Biri “uzun süreli, doğal, pürüzsüz ve parlak dişler” vaat ederken diğeri “daha beyaz” benim diyor ama öteki de “komple bakım” ile bakterilerden, çürüklerden DAHA IYI koruyor. Hmm?!?! Acaba diyorum bir sabah biri ile, ertesi sabah diğeri ile, akşamları da öteki ile mi fırçalasam dişlerimi?!?!  ;)

Konumlandırma stratejileri, tüketicinin kafasını bu kadar karıştırmalı mı sizce? Tüketici ben diyor ki, her seferinde bir diğerine kolaylıkla geçiş yapabilirim.Peki sadakate ne oldu?

Share
Subscribe to RSS Feed Beni Twitter'da izle!