Bir yaş daha büyüdüm! Ben yaşadığım yıllara +1 daha derken, herhangi bir zamanda tesadüfen ya da hayatımın içinde bir fonksiyonu ile sık sık temasta bulunduğum markalar da, dün benimle ekstra bir temas :) halindeydiler. “Sevgili Özlem Hoşcan, yaş gününüzü kutlarız; mutlu bir yaşam dileriz; nice mutlu senelere” vs vs ama en bombası bence şu; “İyi [...]
‘Marka Yönetimi’ etiketli yazılar
Diş Macunları ve Konumlandırma
“Diş macunu şaşkını” olduğuma karar verdim! Biri “uzun süreli, doğal, pürüzsüz ve parlak dişler” vaat ederken diğeri “daha beyaz” benim diyor ama öteki de “komple bakım” ile bakterilerden, çürüklerden DAHA IYI koruyor. Hmm?!?! Acaba diyorum bir sabah biri ile, ertesi sabah diğeri ile, akşamları da öteki ile mi fırçalasam dişlerimi?!?! ;) Konumlandırma stratejileri, tüketicinin kafasını [...]
Akbank Çağdaş Sanat Haritası
Bu sabah Akbank’tan hoş bir e-posta bildirimi aldım. “Akbank Çağdaş Sanat Haritası”. Şöyle diyor; “Akbank Sanat; Akbank Çağdaş Sanat Haritası ile İstanbul’un çağdaş ve güncel sergilerinin yer aldığı tüm sanat kurumlarının, müzelerinin ve galerilerinin sergi takviminin basılması ve internetten yayınlanması projesini hayata geçirerek bir ilki gerçekleştirdi. Eylül-Ekim 2009 tarihli ilk sayısı ile sanatseverlerin beğenisine sunulan [...]
Ramazan geldi, hoşgeldi, reklamlara cümbüş geldi…
Sayfa yeniden yapılanırken, bir sürü şey birikti. Şimdi yine upuzun bir yazı çıkacak diye korkuyorum. Hayır, bu konuda yapıcı bir eleştiri de aldım üstelik! “Bazen, o kadar uzun ki yazıların, sonunu getirmiyor okuyucu”, dedi başka bir blogger arkadaşım. Haklı aslında. Ben de çok uzun yazıların sonunu getiremiyorum çoğu zaman, delicious’a atıp ya da işaretleyip, sonra [...]
Dünya sizin onu iyi kullanın!
Son zamanlarda en beğendiğim reklam filmi Maximiles. Kadın ve erkek versiyonları ile son bir kaç aydır sık frekans diyebileceğimiz kadar sık dönen, iki “vurucu” film… Son günlerde biraz daha takık hale geldim. Reklam, son zamanlardaki ruh halim vesilesi ile duygu olarak beni çok fazla yakalıyor sanırım, en büyük sebep bu. Ama bir pazarlama iletişimcisi gözüyle [...]
Fabrika ayarlarıma geri dönmek istiyorum!
Şimdi nereden çıktı diyeceksiniz. Bir süredir esiyorum deliler gibi ama son noktayı bu sabah okuduğum bir yazı koydu. Ofis insanı değilim! Yıllardır ait olmadığım, kendimi ait hissetmediğim plaza ortamlarında “hayatımı sürdürebilmek” için, içinde aşk olmadan çalışmaktan çok sıkıldım! Pazarlamanın laf olsun, organizasyon şemalarında boşluk doldursun diye oluşturulmadığı, üç beş iletişim faaliyetinin, herkesin “me too” diye [...]

